Arrival

Arrival

Arrival filmine dair…

Dünyamıza gelen 12 geminin 12 farklı noktada konumlanmasıyla başlayan filmde başlangıç soruları bellidir.

Ne istiyorlar?

Nereden geldiler?

Ne demeye çalışıyorlar?

Filmi hayat şeridi misali dilbilimcinin hayatı üzerinden seyretmeye devam ederken, diğer sorular hep kafaları kurcalıyor.

Silah/Hediye nedir?

Zaman nedir?

“Tüm geleceğini görsen bile yine de yaşadıklarını yaşamak ister miydin?

Cevabı filmin içinde geçiyor, biraz askıda biraz da yetersiz kalarak... ama bizleri biraz da kader ve kadercilik anlayışımızla başbaşa bırakıyor. Açıkcası yüzleştiriyor.

Bizler Dinamik kaderle ( kararlar, eylemler), statik kaderi (doğuş ve kişilik özellikleri, aile, ülke..) birbirine karıştırarak ya da direk statik üzerinden giderek olayı ilahi kadere bağlama kolaylığını tercih ediyoruz.

Hayatımızı kolaylaştırıyor.. Her zaman suçladığım varlığın, ayrıca beni kurtarması görevi de var böylece.. Ama İsra Suresi 13: "Biz her insanın kaderini kendi özgür seçimine ve kararına bırakmışız/onu uçuracak/tekamülünü sağlayacak olan kuşu boynuna bağlamışız" der.

ve İsra Suresi 14 ile bizi sarsar. "Oku kitabını. İşte dünyada yaptıkların, hesap görücü olmak üzere kendi hesabını kendin gör"

Hep bir dışarıdan, yukarıdan ve filmler sayesinde de dünyadışı varlıklardan kurtarılma ve her şeyi düzeltecek bir mucize beklentisi içindeyiz. Aslında durumumuz, dünyamızın Voyager 1 sondası tarafından çekilen fotoğrafı gibi... Fotoğraf dünyayı, uzayın sonsuzluğu içinde tek başına gösterir. Carl Sagan, bu fotoğraf üzerinden dünyamızı, “Soluk Mavi Nokta” olarak tanımlar.

Bu tanım içinde;

insanın kibrinin ne kadar aptalca ve birbirimize daha iyi davranma sorumluluğumuz olduğunu...

beğenelim veya beğenmeyelim; Dünyamızın, üzerinde hayat barındırdığını bildiğimiz tek gezegen ve şu anda sığınabileceğimiz tek yer olduğunu...

gezegenimizin, onu saran uzayın karanlığı içinde yalnızca bir toz zerresi olduğunu ve bu muazzam boşluk içindeki kaybolmuşluğumuzda, bizi bizden kurtarmak için yardım etmeye gelecek kimsenin olmadığını belirtir.

Özetle; "Bu, sahip olduğumuz tek şey."dir.

Yani, biz biarada yaşamayı uzaylılardan veya sayelerinde öğrenecek değiliz, di mi :)