Julieta
Julieta filmine dair..
Bir anne-kızın, aslında Julietta'nın annesini de eklersek, 3 kadının ayrı bedenlerde hayat bulmuş aynı hikayesi.. Hikaye; Hindu ve Budist felsefede yer bulan Dharma ve Karma hikayesi gibidir. Kısaca “Ne ekersen onu biçersin”i yaşarsın ve hikayenin sorusu da, “Neden Ben?” değil; “Suç Benim.” olmalıdır.
Lorenzo’nun Yağı filmde çok etkilendiğim bir rüya sahnesi vardır.. Film, ALD hastası olan çocuklarının iyileşmesi için acayip kararlılık gösteren anne-babanın hikayesini konu alır.
Babanın hastalığa sebep olan zehirli yağ asitlerine yönelik kurgu yaptığı, iyi çocuklar-kötü çocuklar savaşı olarak enzimleri sorguladığı, ayrı enzimler ama biri hızlanırken diğeri yavaşlıyorsa aralarında bir bağ var diye sorular yönelttiği konuşmanın üzerine gördüğü rüyadır. Rüyasında ayrı enzimler olarak ataçlardan oluşturduğu enzimleri çeken aynı kişidir; oğlu Lorenzo’dur.
Kabullenilmesi biraz zordur ama bu etrafta düşünülmesi gerekir. Düşünmek, düşüncelerimiz, düşüncelerimizi neyle beslediğimiz hepsi bize ait olan bakiyelerimiz... Bakara 284: “Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Siz içinizdekileri açığa vursanız da gizli tutsanız da Allah onunla sizi hesaba çeker.” Yani aklımızdan geçen pek de içimizde ve sadece bizde kalmıyor.
Vicdanımıza yüklediklerimiz ise hep aynı soruyu soruyor... "hala orada mı yaşıyorsun bilmiyorum, ama elimdeki tek adresin bu." hayatı yaşamak kadar, yaşadığın hayatı anlayarak okumak da gerek..yoksa yol alırken boş okunan sayfalar gibi, ben bu sayfaya ne zaman geldim diyecek ya da okuduğumuzu unutarak aynı sayfaları tekrar okuyacağız... Bu filmde seyre, boş bir valizle başladık. İster öte hayata inanın, ister reenkarnasyona, isterseniz sümerce adlarıyla göksel varlıklar Annunakiler tarafından mayalandığımıza... Bir yolculuğumuz var. Kendi yolculuğumuza boş valizle devam etmemek ve anlayarak yaşamak dileği ile... Yoksa her yakada işimiz çok zor..