Agora
Agora filmine dair...
“Sizce kaç aptal kendi kendine yıldızlar gökyüzünden neden düşmez diye sormuştur? Peki burada, Dünya'da ne oluyor? ...Burada cisimler düşüyor….”cümleleri ile başlar film; Hypatia’nın dersinden bir kesitle…
Sadece Hristiyanlığa karşı özel bir tutum olarak algılanma riskine sahip olsa da; film, tek tanrılı ve hatta çok tanrılı inanışların kendi döneminde ve sonrasında, kendinden olmayana yönelik sürdürdüğü politikaları (dışlama, kendi içinde eritme, yok etme...) apaçık gözler önüne seriyor. Hypatia'nın yaşadığı dönemi, yaşam hikayesi olarak seyretsek de aslında yukarı bakarak yerde, aptallığımızı hala yaşattığımızı izliyoruz.
Kendi öğretisini bile anlamamış, konulari çıkarlarına göre uygulamaya ve yaymaya çalışan, inanış üzerinden siyaset yapan baskıcılara karşı Hypatia'nın cevabı nettir. "Sen neye inandığını sorgulamıyorsun. Beni de sorgulayamazsin. Ben sorgulamalıyım." İnançlar; yersel ve göksel olarak ayrılsa bile, inanç/din tanımını en ideal anlamı ile değerlendirmek gerekir ki; bu da “hayat görüşü” dür. Bu “ hayat görüşü”, bulunduğu kültüre göre şekillense ve isimlense bile aynı temel içeriklerdedir. İndirildikleri/hayat buldukları topluklara göre toplumsal kuralları barındırırlar ama ulaşılması gereken; evrensel yasalardır. İnanışlar/indirilen kitaplar birbirini kapsayan ama sıralamaya göre birbirini tamamlayandır. Bütünsellik içinde, hep Tek'tir. Son Davet'in adı ise bellidir.
Gerçek inancın tabii ki kolay cevapları yok. Aksine zor ve inatçı soruları var. Devam eden bir çaba, sürekli neyi bildiğimizi düşündüğümüzü sorgulayan bir süreç... Şüpheyle birlikte giden bu süreç içinde Yaradanla hiç bitmeyen bir sohbet ve bazen Yaradana karşı bilinçli bir meydan okuma da içerebiliyor.
Anlayarak OKUmak, sorgulayarak İNANmamız gereken varlığımıza ulaşma sürecinde;
Dünya ve Güneş arasındaki ilişkiyi bulmak için "Sadece şunu çözebilseydim, birazcık daha, cevaba biraz daha yaklaşsaydım; o zaman mezarıma mutlu bir kadın olarak giderdim."diyen; mezarına mutlu bir şekilde gittiğine inandığım bu cesur ve bilge kadına saygılarımla