Filme Dair

Heliapolis

Heliopolis: Keman Öğretmeni filmine dair... Film hakkında bilgi içerir, birazcık :) “Kendinden başka kimseyi düşündüğün yok”. Ona inanan, ona güvenerek sanat yolculuğu için ailesini karşısına almayı göze alan öğrencisi tarafından azarlanan öğretmenin duyduğu cümledir bu…

Ögretmen Laerte ve ailesi icin, keman konusunda “dahi” çocuğu olan kendisine ait en büyük hayal; Sao Paulo Senfoni Orkestrasına girebilmesidir. Ama seçmelerde heyecanlanır ve elenir. Sonrası eziyettir. Ailesine söyleyemez. Para kazanmak konusunda da ders vermeyi başta kendine yediremez. Disiplinlidir, işinde çok iyidir ama ileri düzeyde bencildir; kibirlidir de tabi…

Laerte, arkadaşının önerisi ile, orkestraya girene kadar, faturalarını ödeyebilmek için Klasik müzik öğretmenliğini kabul ettiği yer; Brezilya’nın kenar mahallerinden biri olan Heliopolis’tir. Antik Mısır’daki anlamı ile; "Güneş'in Kenti". Güneş; yaşamı – bilgeliği temsil ederken bu mahalle için anlamı “çöplük”tür”. Ve Keman Öğretmeni, nereden başlayacağını bilemez. Öğrencilerin müzik konusunda bilgisi çok eksiktir ve zaten zaman geçirmek için derse hasbelkader katılmışlardır. Yetenekli ve de istekli olan tek bir öğrenci vardır. Samuel…

Laerte’nin durumu; Antik Mısır’da Osiris’i yok etmek için plan yapan Seth’in, Osiris için hazırladığı tuzak olan; en değerli taşlarla süslenmiş sandık efsanesi gibidir. Seth, düzenlediği yemekte , sandık kimin ölçülerine uyarsa, sandığın sahibinin o olduğunu söyler. Herkes sırayla sandığın içine yatar sahip olmak için. Sıra Osiris’e geldiğinde Seth onu hemen çiviler , lehimler ve Nil Nehrine atar.. Hikaye devam eder.. ama bu efsanede ilginç nokta; bir tanrı (kutsal) olan Osiris’in o sandığa sahip olma isteği ve sandığın tam olarak ona tıpatıp uyduğunu düşündüğü an onun içinde hapis olmasıdır. Bu cazip “sandık”, Laerte için Senfoni orkestrasına girebilmektir. İlk fırsatını bulduğunda da, çocuklara verdiği sözleri, onlarda yarattığı inanca sırtını dönerek tekrar karşısına çıkan “fırsatı” değerlendirir ve bu sefer başarır. Yani, artık esiri olduğu “sandık”tadır.

İşte bu an onu kurtaran, onu yola sokacak olan Anubis (Osiris'in yol arkadasi), Laerte icin Samuel olacaktır. Ondan duyduğu cümle, yüreğine düşen kıvılcım; Samuel’in yaşadığı ise yüreğine düşen ateş olup onu dönüştürmeye başlayacaktır. Aslında Samuel; dönüşümü herkeste başlatacaktır.

Film sonunda gerçekleşen bir hayal vardır... Bu mu yani diyorsun daha öteye ulaşması gereken bir değer beklentisi icinde.. ama gerçekleşen hayale bakan bir çok çift göz içinde öğrencilerinden biri olan azılı suçlu ve sorunlu VR'da vardır. Yaşanan dönüşümün Laerte icin sonuçlanacağını beklerken, VR'in gözlerini görebilmek için bile bu film seyretmeye değer. Bilgeliğin sembolü olan Güneş ve güneşin kenti Heliopolis'te yolculuğun kahramanı; temsil ettiği doğanın Samuel olarak ölümüyle; VR olarak ilkbaharda yeniden canlanan Osiris olacaktir. Osiris, VR için kurtarıcı/Islah edicidir, sandık ise hala –bence- Laerte'dedir :)