Filme Dair

Tereddüt

Tereddüt filmine dair…

Film; toplumsal "Normal"liklerimizin hikayesi... Ufak yasta, kendisinden buyuk, "Hayirli kismet" olan birisiyle evlendirilen ve hala kucuk olan; kucuk oldugu icin bakkala bile gonderilmesi olay olan ama her aksam kadinlik/karilik beklenilerek sevisilen Elmas... Diger tarafta ise Sehnaz... Elmas'in yasadigi travma sonrasi hayatlari temas ediyor. Sehnaz; hastanede calisan bir psikiyatr... Mutlu evlilige sahip bir kadin!... Kocasi tarafindan sevilen ama bir o kadar da pasif siddete maruz bir kadin... Aslinda Elmas'in kocası da Elmas'ı seviyor ve adam aslinda iyi biri. Bildigi gibi bir evlilik yasiyor aslinda. Annesi de babasiyla severek evlenmemisti ya, zamanla sevmisti. Evlilik boyle bir seydi... erkek ister, erkek kollar, kadin susar, kadin sadece istenileni yapar... Ama biz ;Şehnaz'in, yani "sehirli" koltugumuzdan onlara bakarken duygusal tepkiler gosterip nasil olur boyle seyler. Bu korkunc bir sey diyoruz. Yani sadece duygusal fasistlik yapiyoruz.

Film adi gibi iki kadin... İsik ve golge... karanliginda isik gibi parlayan elmas, isiginda kendini golgede birakan sehnaz.. kadinlarin ikisi de magdur... Biri magdur edilerek hayatina ve kendisine tecavuz ediliyordu, digeri ise kendini magdur ederek hayatini ve kendisini tecavuze ugrattiriyordu.. Kadinlar icin mesele; cözümü görmemeleri değil, sorunu görememeleriydi; kendi "normallik" pencerelerinde... Sehnaz icin ise belki de daha da korkuncu; gercekleri gormekten kacma yaklasimi...Acaba Elmas'in gozunden bakinca Şehnaz nasil gorunurdu? Film sonunda kadinlarin bir "yolculuk" baslangici vardir. Bir arkadasimin yorumuyla "ozgurlesme" anı.. Elmas; ozgurlesme gunesi ile yumusak bir aksam vakti karsilarsirken; sehnaz, keskin bir sabah gunesiyle karsilasiyor. Eski bir talamud deyişi ile;" Ben, kendim için değilsem,Kim benim için olacak?Yalnızca kendim içinsem, neyim ben? Şimdi değilse, ne zaman?"misali... Engin denizin bir parcasi olduklarini anladiklarina inanmak istedigim bu yolculuklari icin, her kadin icin yollari acik olsun temennimi iletiyorum.. onlar yolculuklarina baslarken; seyirci olan bizler koltuklarimiza saplaniyoruz ve kalkamiyoruz... Tereddutlerimizle basbasa birakilarak..